6 Mayıs 2008 Salı

Forza Beşiktaş... Çarşı Çarşı'ya Karşı!!

Ufaktık o zamanlar, yaş 15-16... Şampiyonluklar arası verilen molalar bu kadar uzun değildi... Sahaya baktığımızda gurur duyduğumuz, özendiğimiz adamlar vardı, heyecanlıydık elbette... Sanki tribüne daha çok adam geliyordu, nitekim, koltuksuz günlerdi... Internet de öyle her köşebaşında yoktu, anlatacak derdi olan fanzinlere yazardı, "bağımsız basın" kadar iddiali değildi belki ama, sapına kadar bağımsızdı ortada olanı...

Metal dinleyip, maçtan maça koştuğumuz ilk gençlik günlerimizde elimize aldığımızda heyecan uyandıran bir dergi vardı, tribünde de adı dilden dile, kendisi elden ele dolaşan... Forza Beşiktaş... 18 penaltıya bir şampiyonluk günleri tabii, tribünde küfür de serbest olduğundan basına giydirmek moda... Forza'da da habire basına giydiren abiler... 16 yaşındayız ama Çarşı o günlerde bugünlerdeki Çarşı değil... Açık tribünde maçtan yedi saat önce stada giren genç çocuklar için maçtan iki saat önce kapalı'nın arkasında deli gibi bağırıp, gürültü çıkaran, maçtan önce tezahüratlarımıza sadece alkışlarla eşlik eden, maç başlayınca gök gürültüsü misali yağan bir acaip organizma... O zaman kutu denen şey bile yok, çünkü Kapalı'da loca da yok! Çarşı maç içinde bağırır, maç sonunda da adam kovalar; kan vermekti, nükleer'di, eto'o'ydu umurunda değil Çarşı'nın...

Biz de Çarşı'yla Forza Beşiktaş'la tanıştık işte... Sonra sonra elimize her geçen üç kuruşu kapalı'ya vermeye başladık... Yavaş yavaş Çarşı'nın içinin aslında zannedildiği gibi bir kara delik olmadığını gördük... Alkol kokusuna alıştık, meşaleler yaktık... Aradan oniki sene geçti, biz de değiştik, Çarşı da... Artık adam kovalanmaz olunca, Kapalı'ya abonelik alınca, Çarşı içinde içip, Çarşı içinde nefes alınca biz de kendimizi Çarşı sandık...

Velhasıl kelam, kulüp 105'e, Çarşı 26'ya, bu fakir de 27'ye dayadı yaşını... Ve 90 yıl yaşamadığı kepazelikleri paranın hükmüyle yaşadı bu camia... Onaltı yaşında çocuk halimle, maçtan önce bile bağırmayıp, canını dişine takan adamların gün gelip bu kulübü arkadan bıçaklayacaklarını duysam, muhakkak sinirlenir, tersler, tersine çevirmeye çalışırdım fikirleri... Yirmiyedimde, yazık ki dibinden, içinden, ses çıkarmaya korkar şekilde izliyorum olanları... Bugünün mafyacı, paracı zihniyetine eyvallah diyenler, utanmadan Semtlilikten, Stadın bekaasından bahsedince dellenmekten kendimi alamıyorum... Lanet okuyorum her birine... Öyle bir şey ki bu, korkudan o efsane fanzinin adını koydukları siteyi kapattırdı... Bütün basın tıraş Forza Beşiktaş diye bağırdığımız günler bitti de, bugünlere geliverdik sonunda...

Ey orkestra şefi, sen sırtını bunlara dayadıkça, ne semt kalacak elinde, ne de stad... On seneye karşı yakanın betonarmesine benzer tribünlerde beni çocuğumla otururken, bir garip hüzünle görürsün belki ama, senin o üç-beş kağıt parçasına sattığın delikanlı heyecanların olmayınca bu tribün aynı olmayacak elbet, bilesin bunu... Yazık ettiniz semte de, kulübe de... Şaşırtın beni artık, şaşırtın da yeniden başlasın, doldursun bu heyecan Kasımpaşa'yı da, Olimpiyat'ı da... Yoksa gitti gider, bu iş burada biter...

3 yorum:

zubi dedi ki...

iyi bi beşiktaşlıyım, iyi bi sözlük okuyucusuyum=)ordan gördüm zaten bu linki de.
uzun zamandır forzaya giriyorum,üye değilim okuyorum sadece. bikaç defa üye olmaya niyetlendim ama pek içime sindiremedim orda olanları. Garip bi şekilde tepkisiz. niye tepkisizsiniz diye isyan edenleri de hemen suçlayıcı bi tavır takınmış abilerimiz. garip bi şekilde siz bize ne demeye çalışıyosunuz lan! diyerekten bi sindirme durumu var sanki. bu son manisa maçından önce de kimse organize olamasın diye kapadılar forumu. kimse demirören istifa diye bağırmasın istediler.
süleyman seba gelmez inşallah son golü atmaya. yazık dayanmaz adamın yüreği şu halimize ona korkuyorum. saygılar abi.

Myers dedi ki...

Teşekkür ederim...

Yine olmadı maalesef... Herkes bağırırken, onlar sustular... Ayıp ve yazık ettiler, olmadı...

Adsız dedi ki...

bende 16-17 yaslarindayken bu adamlar gercekten besiktasin menfaatini dusunur zannediyordum. simdi 10 yas kucuk kardesim ayni seyleri dusunuyor..