28 Aralık 2010 Salı

Eski Kafalıyım

Çok mu eski kafalıyım bilmiyorum... Futbolda neler oluyor artık, para her şeyin içinde, üç kuruş için topçular senelerce oynadıkları takımlardan vazgeçiyorlar, futbolun duygu / profesyonellik oranı her geçen gün küçülüyor; taraftarlar dahi başarı talepleri dolayısıyla bir nevi "profesyonel" oluyorlar; hani taraftar değil müşteri dediklerinden... Ben yine de alışamıyorum, kafam eski değil belki ama ben eski kafalıyım...

Leonardo Inter'e geldi bu hafta... Bildiğiniz Leonardo; vaktinde FIFA oynarken Milan'da ne işe yaradığını bilemediğimiz, bu formayla efsaneleşmiş, bu formayla bilinen, geçen yıl San Siro'da izlediğim ilk Milan maçında sahaya takımın başında çıkan, bütün Milanlıların sevdiği Leonardo... Aklım almıyor elbette...

Aklım almıyor ama alışmış olmam gerekirdi, doğru. Bu iki Milano takımı aralarında yaptıkları alışverişler göz önüne alınırsa hali hazırda geniş mideliler zaten. Kaldı ki, eminim unuttuklarım vardır ama, sembolleşmiş isimlerin bu iki takım arasında gezinmesi alışılmış bir şey değil.

Bunun istisnaları da var elbette. Anlaşılabilir olan durumlar... Bu sene örneğin İbra ilk kez San Siro'ya çıktığında tribünler yıkılınca yine anlayabiliyorum. Başarı isteği, dünyanın en önemli forvetlerinden biri, geçmişte ne olursa olsun inanılmaz bir transfer; elbette neticesinde gelen başarılar bunun mantıklı olduğunun ispatı.

Leonardo konusunda ise söylenecek hiç bir şey yok... Leonardo'nun sevildiğine itiraz edebilecek kimse yok.. Ancak Leonardo'nun başarılı olmadığı gerçeğini değiştirebilecek bir veri de yok. Evet kadro yetersizdi belki; yine de ligi belli bir noktaya getiren takım Inter'in şampiyonlar ligi yürüyüşüne paralel giden ligdeki düşüşünden fayalanabilirdi. Hiç bir hareket gösteremedi...
Dahası ve bana asıl bu konuyu yazdıran ise Maldini... Maldini'yi Leonardo'nun yanına getirmeyi düşünmek nasıl bir bakış açısıdır? Bu ara maç olmadığından ve maalesef Leonardo dedikoduları sezonun ilk yarısı bittikten sonra çıktığından henüz tribündeki Interlilere soramadım. Ama Leonardo + Maldini ikilisinin buraya gelmesi futbol sevgisine, taraftarlığın temel hissiyatına aykırı bir durum. Bunu iki takımı birbirinden ayırmakta, birini diğerinden daha çok sevmekte zorlanan ben söylüyorsam ortada bir problem olmalı... Düşünebiliyor musunuz Bülent Korkmaz'ın Beşiktaş'ı ya da Fenerbahçe'yi çalıştırdığını? Şifo'nun Galatasaray'ı? Ben Şifo Galatasaray'a gol attıkça Beşiktaşlı oldum. Nasıl katlanırım onu o takımın kulübesinde görmeye? Akıl alır gibi değil...

4 yorum:

abbondanzieri dedi ki...

buradan yeni bir post konusunu çıkar onuda ''futbolda unutulmaz ihanetler'' :D

yuki the zorba dedi ki...

Biraz zaman alir, hatirlamak ve okumak lazim, ama cikmaz degil :)

Pamukk dedi ki...

yalnız değilsin.:)

tearkan dedi ki...

Leonardo hadi neyse bir derece kabul edilebilir diyelim. En nihayetinde bizim kafamızda Milan ile özdeşleşmiş olsa da İtalyan değil. Milan başarısızlığından sonra eline geçen maddi açıdan ve kariyer açısından önemli fırsatı kaçırmak istememiş olabilir.

İnter'in niye istediğinisye hiç aklım almıyor açıkcası. Sırf Leonardo Milan ile özdeşleşmiş diye onu takımın başına getirmiş olamazlar herhalde. Başka ihtimal de gelmiyor aklıma gerçi. Adam huyunu suyunu bildiği bir camiada, kendisinden şampiyonluk beklenmeyen, nisbeten rahat bir ortamda dahi beklentileri karşılayamadı. İnter'de ne yapmasını bekliyorlar ki?

Maldini konusuna ise gerçekten diyecek bir şey bulamıyorum. Hadi İnter Leonardo mantığıyla aldı diyelim. Maldini giderse ben doğultan Milanlılar'dan daha fazla şaşırırım bu işe.