20 Ekim 2008 Pazartesi

Beklentiler ve gerçekler...


Mustafa Denizli artık Beşiktaş'ın teknik direktörü... İlk maçında kulübede onu görmek enteresandı açıkçası. Kameralar ona döndükçe şaşırdık, alışmaya çalıştık... Tıpkı onun gibi... Uzun zaman sonra, küçük kızı televizyonlara çıkıp babası hakkında söylenen kötü sözlere isyan ettikten çok uzun zaman sonra yeniden spotlar Denizli'nin üzerinde... Benim taraftarlıktaki tecrübem kadar Denizli'nin teknik direktörlük tecrübesi olduğu gerçeğinden yola çıkarsak, alışma süreci çok uzun sürmeyecek gibi...

Bu ekipten beklentiler açık, özellikle Galatasaray'ın sakatlıklar ekseninde tek yönlü kurabildiği takımı ve Fenerbahçe'nin ortadan kaybolan özgüveni dikkate alındığında... Hedefe ulaşmak her zamankinden daha kolay gibi... Öte yandan karşılaşılacak zorlukların listesini yapmak mahallede araba aralarında top oynayan çocuklar için bile çok kolay...

1) Holosko, Delgado, Bobo, Nobre ve hatta Tello gibi yüksek ego sahibi tek yönlü ofansif oyuncuların varlığı...

2) Sekiz yabancı futbolcunun varlığı ve Avrupa trafiğinin ortadan kalkmış olması...

3) Sabırsız yönetim ve tahammülsüzlük belirtileri göstermeye başlayan taraftar...

4) Kilit pozisyondaki Cisse'nin ve alternatifi Ali Tandoğan olan Serdar Kurtuluş'un beklentilerin çok altında oynuyor olması...

5) Altı yabancılı sistemde yine yeni yeniden İbrahim Üzülmez'in sol kanatta oynamaya başlaması...

6) Gökhan Zan...

Açıkçası lig trafiği neredeyse kayıpsız devam eden bir sezonda büyük takım olmanın da etkisiyle 1. problem kolayca ortadan kaldırılabilir... Bu oyuncuların hepsini olmasa da her hafta bir fire vererek büyük çoğunluğunu oynatma şansına sahipsiniz... Türkiye Ligi'nde sizi en fazla bir veya iki kere cezalandırabilirler...

Gökhan Zan, hem kendisi hem de Beşiktaş için hemen yol ayrımına gidilmesi gereken bir isim... Belki de Fenerbahçe'de kendini yeniden bulma şansı yakalayabilir...

Serdar Kurtuluş ve Cisse Mustafa Denizli'nin mentörlüğüne ihtiyaç duyan iki isim... Serdar'ın sigara içtiği söylentileri bile tüylerimi ürpertmeye yetiyor mesela... Denizli bu iki oyuncuyu forma sokarsa 10 Milyon Euro'luk transfer yapmış olacak belki de...

Sekiz yabancı çok ciddi bir sıkıntı... Görünen o ki taraftarın gözüne girmeyi başaran Seriç, Denizli'nin dokuzuncu yabancısı olacak... Bu da İbrahim Üzülmez'i alternatifsiz kılıyor elbette... Kimler geldi kimler geçti, neler geldi başına... Ama olmadı, hala İbrahim Üzülmez'in vizyonsuz sol kanat oyunculuğuna mahkum Beşiktaş...

Yönetim ve taraftar ise, alınacak üst üste beş galibiyetle birlikte sessiz bir memnuniyete bürünecektir... Önümüzdeki altı hafta, Sivas, Kayseri, Kocaeli, Bursa, Eskişehir, Fenerbahçe serisi içeride alınacak üç galibiyet ve deplasmanda bir beraberlik bonusuyla birlikte 16 puanla kapatılırsa, kimsenin sesini çıkaracağını sanmıyorum... Ancak Denizli'nin CV'sine bakarak bu koridordan gelecek puan sayısının 13 veya 14 olacağını tahmin ediyorum... Bu altı haftadan namağlup çıkmak epey zor...

Beşiktaş için iyi şeyler söylemek bu sezon son dört sezonun aksine daha mümkün... Başarının yolu bu kez her zamankinden daha çok ecnebilerin "Man Management" dediği yerden geçiyor... Mustafa Denizli, kendisinin en büyük taraftarı olmasak da bunu başarabilecek bir adama benziyor...

2 yorum:

tribal enfexion dedi ki...

sigara içen serdar kurtuluş değil serdar özkan diye biliyorum ben

Myers dedi ki...

Tribünde kulağıma çalınan bir şeydi. Serdar Kurtuluş'un sonsuz savunucusu olduğumdan kalbimi kıran bir söylenti oldu... Umarım Kurtuluş değil Özkan'dır...