19 Ocak 2009 Pazartesi

Güllerin İçinden...

Hayatımda en pişman olduğum şey, kendimi bir enstrümana yöneltememek oldu sanırım... Bunun en çok vücud bulduğu şarkılardan biri ise Güllerin İçinden olsa gerek... Hele o nasıl bir solodur, bitene kadar alıp, başka dünyalara götürür insanı... Her sene, gitmeyi ihmal etmediğim MFÖ konserlerinde, Özkan Uğur'u bu şarkıyı çalarken görmek için büyük heyecanla beklemem de ondandır...

Beşiktaş'ı düşününce Güllerin İçinden söyler buluyorum kendimi... Koşarak gelsin istediğim şey bir insandan, ya da onun doğrudan temsil ettiklerinden ibaret değil... O yüzden Seba'yı istiyorum diyemem, Metin-Ali-Feyyaz'ı Beşiktaş'tan parça parça nasıl kopardığı gözümün önünden gitmediğinden... Ve onlar gittiğinden beri mutluluklar ve başarılar Dolmabahçe'yi ıska geçtiğinden...

Sanırım sadece bir umut bu beklenen... Geceyarısını biraz geçe, karanlık köküne kadar çöktüğünde, ay ışığına küs bir İstanbul evinde korkmuş bir çocuğun sabah uyandığında korkularının aydınlıkta yanacağı umuduyla, huzurla uykuya dalabildiği gibi, ben de kendime kesin bir umut kaynağı arıyorum Beşiktaş için... Evet, bu umut kurtaracak bizi diyebilmek istiyorum... Bunu diyebilmek ve onun arkasından yürümek, düne değil, yarına gitmek istiyorum... Domine edilmiş bir lig, domine edilmiş şampiyonluklar, Avrupa Kupaları değil istediğim, biraz ilkeli, biraz tutarlı ve en önemlisi Beşiktaşlı bir umut istiyorum, ister güllerin içinden gelsin, isterse dikenlerin...

2 yorum:

SiyahBeyaz dedi ki...

"Domine edilmiş bir lig, domine edilmiş şampiyonluklar, Avrupa Kupaları değil istediğim, biraz ilkeli, biraz tutarlı ve en önemlisi Beşiktaşlı bir umut istiyorum, ister güllerin içinden gelsin, isterse dikenlerin... "

helal olsun çok güzel yazmışın.

Şairler Parkı dedi ki...

Beşiktaşlı'nın ruh hali çok fena. İrdelense daha neler neler çıkar tümcelerimizden. Benzer isyanlar, yakarışlar, umutlar, hayaller ve takipçisi hayal kırıklığı.

Çünkü Beşiktaşlı'nın elinde bir tek Beşiktaş vardı. Beşiktaş'a di'li geçmiş zamanlar yakışmıyor.

Ege