9 Ocak 2009 Cuma

Yusuf Şimşek...



Bunu da yazmak lazım tabii... Yarın öbür gün alınmaz belki, bu kadar ağır tepki çekmişken... Ama bu konu gerçektir... Yusuf Şimşek Beşiktaş'a transfer edilmeye çalışılıyor ve belli ki bu eski hocası Mustafa Denizli tarafından takip ediliyor...

Sanırım Mustafa Denizli altı yıllık bir uykudan yeni uyanmış... Yusuf Şimşek Denizlispor'un Bülent Akın ve Ümit Bozkurt ile birlikte satarak son Anadolu vurgununu yaptığı futbolculardan biridir... Hatta eminim Denizlispor yıllarca bu transferlerden gelen parayla dönmüştür... O günden sonra da görülmüştür ki, ne Ümit Bozkurt ne Bülent Akın ne de Yusuf Şimşek büyük takım futbolcusu değildir... Ayhan Akman'la başlayıp, bu üçlüyle biten yüksek bonservisli Anadolu transferleri de son bulmuştur...

Şimdi, hal böyleyken, altı yıldır yaptığı en başarılı iş bir takımı küme düşmekten kurtarmak olmuş Yusuf Şimşek'i kim transfer edebilir? Bu bölgede eksikliği olan, ve en azından biraz olsun alternatif arayan Trabzonspor mu... Yoksa her ne kadar biri tribünde sevilse de, Nobre ile Rüştü de gitse de kurtulsak rakip geçmişli adamlardan diyen adamlarla dolu Beşiktaş mı... Sorunun cevabı açık... Nitekim, bu kulüplerden birinin başkanı ilkeleri olmayan, yedi sene önce Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu feci şekilde imrenerek izlemiş biri... Ondandır ki o kadronun futbolu bırakamamışlarını Beşiktaş'a doldurmuş olsun... Sayıyorum dikkatle okuyun...

TD: Mustafa Denizli
1: Rüştü
2: Ali Güneş
3: Mustafa Doğan
4: Yusuf Şimşek

Evet beş kişi...

Diğerleri de şöyle:
5: Mehmet Yozgatlı
6: Mert Nobre
7: Tayfun Korkut

Daha vardır ama hatırlayamıyorum açıkçası... Bunların yanına Serhat da alınmaya çalışıldı tabii...

Delirmemek elde değil... Camianın çöküşünü semtten uzaklaşmaya bağlayan bir şeyler yazmayı düşünürken, sabah sabah titreyen ellerle anca bu kadar...

3 yorum:

subgenius dedi ki...

uche'yle högh'ün gelmesinden korkuyorum en artık. şaka bi yana dün haberi duyduğumda inanmak istemedim. hala inanmak istemiyorum, ne mustafa denizli'yi ne de yusuf'u, ne dedemirören'i camianın içinde görmek istiyorum.

blog için tebrik ederim ayrıca, beşiktaş'ı yazan iyi bir blog bulunca sevindim. bookmarklarıma ekleyeceğim şimdi. gs maçından sonra bütün bloglarda okuduğum inanılmaz taraflı gs yorumları sonrasında futbol bloglarından tiksinmiştim. kolay gelsin.

Adsız dedi ki...

arkadaş sana şunu sorayım. şu semt havasından kurtulmak gerek miyor mu . biz beşiktaş mıyız yoksa feriköy sarıyer zeytinburnu falan mı? fenerin de semti var. neden semt takımı olayı yok onlarda . kadıköy ile fenerbahçe de beşiktaş-bjk kadar özdeşleşmiş içiçe girmiş. ama onlar demiyor. küçük düşüne düşüne geldik bu hallere. yeter. semt takımı msalları karın doyurmuyor.

yuki the zorba dedi ki...

@subgenius
Teşekkür ederim. Beşiktaşlılar da yavaş yavaş bloglarıyla kendilerini belli etmeye başladılar...

Galatasaray maçı sonrası benzer duygular paylaşmışız...

@Adsız
Sanırım bir yanlış anlaşılma var bu noktada... Tabii ki Beşiktaş Feriköy falan değil... Ama Beşiktaş'ı Beşiktaş yapan şey semtin ta kendisi... Sanırım anlatmak istediğimi son postumda daha iyi örnekledim. Onu okuduktan sonra fikrini yazarsan sevinirim...